ReciprocateV

rɪˈsɪprəkeɪt

Türkçe anlamı

Karşılık vermek, karşılıklı olmak

İngilizce tanımı

Share the same feelings as sb else

Eş anlamlılar

Give back

Türevleri

reciprocates,reciprocating,reciprocated

Örnek cümle

When he spoke I was expected to reciprocate with some remark of my own.

Örnek cümle (çeviri)

Konuştuğum zaman bazı sözlere karşılık vermem bekleniyordu.